11 Eylül 2017 Pazartesi

Bozcaada, Cunda

Yaz gelmeden hayaller kurduk, planlar yaptık. Yaşadık bitti bile. Beklemek, yaşamaktan güzeldi oysa :)

Bu yaz, bizim gibi minik oğulları olan yakın arkadaşlarımızla yaptık planları. Böylesi de güzel oldu, orası mı, burası mı olsun derken dört koldan fikir topladık. Sonuçlar genel anlamda parlaktı. İstanbul'dan arabayla gideceğimiz için çok uzak olmayan, çocuklarla bizi zorlamayacak yerler düşündük. Sonunda karar verdik, Bozcaada ve Cunda'ya...

Yenikapı'dan feribotla 2,5 saatte Bandırma'ya, ordan Geyikli'ye de yaklaşık 3 saatte vardık. Geyikli-Bozcaada feribotları da 45 dk'da bir kalkıyor ve yarım saat sürüyor. (Bu arada dönüş rezervasyonunu önceden yaptırmayı unutmayın). Toplamda 6 saat gibi bir sürede Bozcaada'ya ulaştık. 

Bozcaada, yaşadıkça, keşfettikçe sevilecek bir yer. Bir giden niye bir daha gidiyor anladım doğrusu. Baştan söylemeliyim ki ben çok sevdim! En az 3 gece kalmanızı öneririm bizim gibi...

Otel için Evreka'yı kesinlikle tavsiye ederim. İlgili ve nazik sahipleri, çalışanları var.  Büyük, ferah bahçesinde serpme kahvaltıları güzel ve çeşitli, odalar temiz, otelin dekorasyonu hoş. En önemli sebeplerden biri konumu çok iyi, Rum Mahallesi'nde, yani merkezde. Tek sıkıntı odalar biraz küçük, ek yatak da koydurduğumuz için bavulu boşaltamadık ama çok da önemli değil bence. Yine gidersek orda kalırız muhtemelen. 

Biz Temmuz'un son haftası ordaydık. Hava bunaltıcı sıcak değildi, akşamları hafif serindi. Oraya gitmek için en ideal aylar Temmuz-Ağustos sanırım. Deniz zaten buz gibi, girmeden iyice bir ısınmak lazım :)

Plaj için genelde tavsiye edilen Ayazma'ya gittik hep. Merkezden 10-15 dk'da arabayla ulaşılıyor. Plajın sağ tarafı daha kumlu. Deniz sakin, berrak, temiz ve evet soğuk :) Plajın üst kısmında, yol üstünde yemek yiyebileceğiniz bir kaç yer mevcut. Taze taze sıkılan üzüm suyundan içmenizi tavsiye ederim. Genelde öğleye doğru gittiğimiz için arka kısımlarda yer bulduk ama hafta sonları eminim çok kalabalık oluyordur. Arabayı park edebilmek ve şezlong-şemsiye bulabilmek için erkenden gitmekte fayda var. Ayazma'da sabahtan akşama kadar sıkılmadan kaldık. Çocuklar için de ideal bir plaj. Bunun dışında Akvaryum Koyu'na gittik ama orada şemsiye olmadığı için sıcakta kalamadık.

Bozcaada'nın olmazsa olmazlarından biri de Polente Feneri'ne gidip gün batımını izlemek. Kalabalık olduğu için güneş batmadan bir-iki saat önce gitmekte fayda var. Gün batımı her yerde güzel, burda farklı bir durum yok ama rüzgar gülleri de manzaraya ayrı bir hava katıyor. Oraya giderken katlanan sandalyelerinizi, piknik örtünüzü yoksa havularınızı yanınızda götürün. Herkes oturduğu için ayakta durup izlemeniz pek mümkün değil. Bir de yanınıza yiyecek, içecek bir şeyler alıp piknik yaparsanız daha keyifli olur. Yol üstünde şarap fabrikası var ama biz zamanı ayarlayamadık, gitmek isterdim.

Tatilde en sevdiğim kısımlardan birine geldi sıra; yeme-içme :) Evreka'da güzel ve doyurucu kahvaltı yaptığımız için genelde öğle yemeklerini aperatif şeylerle, ada kurabiyeleri ve meyvelerle geçirdik. 
Akşam yemeği için adanın mis meyhanelerine gittik, doya doya meze yedik. Buranın meşhurlarından Girit ezme ve kabak çiçeği dolmasını bence deneyin. Çocuklar da her gün taze balık yedi. Cabalı Meyhane ve Asmalı Meyhane'ye gittik. İkisi de gayet iyiydi. Çoğu yerde fiyatlar birbirine yakın, ortalamanın üzerinde ve genelde porsiyonlar küçük ama yediğimiz her şey lezzetliydi. Adanın meşhur damla sakızlı ve bademli kurabiyelerini Hemşin Pastanesi ve Veli Dede Pastanesi'nde denedik. Taze ve lezzetlilerdi. Dondurma yiyecekseniz de Mastika'yı tavsiye ederim. Coffee Shelter'e ise mutlaka biraz zaman ayırın, o tatlı mekanda kahvenizi yudumlayın. Çınaraltı'nda ise akşam üstü serin serin oturup çay içmeyi unutmayın. 

Adanın nerdeyse her yeri fotoğraflık. Bütün evleri tek tek çekmek istiyor insan.
Orada yaşayanlar için biraz zor bir durum aslında, sürekli kapılarında fotoğraf çeken ya da çektiren biri oluyor :)

Hediyelik eşya almak için ise merkezde kurulan standları ziyaret edebilirsiniz. Çok fazla alternatif yok ama mutlaka ufak tefek bir şeyler bulursunuz. Biz damla sakızlı süt reçeli aldık ama çok rağbet görmedi açıkçası :) Onun dışında butik dükkanlar var, el yapımı çok güzel kahve fincanları, tabakları olan ama fiyatları çok yüksek. Şarap sevenler için de tabi ki cennet burası.





3 gece sonunda kalbimizi Bozcaada'da bırakıp Cunda'ya gitmek için yola çıktık. Feribot sonrası 3 saat sonra ordaydık. Taşlı, dar sokaklarından otele gidene kadar biraz zorlandık. Bizim kaldığımız Güle Otel tam merkezde, meşhur Karadeniz Pastanesi'nin sokağındaydı. Oraya ulaşım ve park biraz sıkıntılı. Otel fena değildi. Odalar temiz ve ferah ama ıslak havlularınızı asabileceğiniz bir yer yok. Kahvaltısı da orta karardı.

Bizim orada olduğumuz 2. gün inanılmaz bir yağmur yağdı, sanırım onun etkisiyle Cunda'nın denizi iyi değildi, yosunlu ve pisti. Biz de deniz için yaklaşık yarım saatte Ayvalık'a gittik. İlk gün Sarımsaklı Plajı'ndaydık. İnanılmaz büyük bir plaj, denizi güzeldi ve Bozcaada gibi soğuk değildi. İkinci gün de Badavut Plajı'na gittik. Çok yakınlar zaten, aralarında pek bir fark yok. Çocuklar için de rahat oynayabilecekleri, kumlu plajlar.

Cunda'da da bol bol meyhane var. Giritli ve Deniz Restaurant'ı denedik. İkisinden de memnun kaldık. Fiyatlar Bozcaada gibi yüksek değil, balıklar taze, mezeler güzel, porsiyonlar orta boyutta. Sahil boyu ve arka paralelde bir çok yer var. Meşhur Taş Kahve'ye de uğramadan olmazdı tabi, dondurması ve kahvesi güzeldi. Balıkçılardan sıkılanlar için sahilin bir arka sokağındaki Sade Coffee'yi öneririm. Hamburgeri, kahveleri çok güzel. Bahçesi ferah. Şanslıysanız Karadeniz Pastanesi'nde oturacak yer bulup güzel kurabiyelerinden yiyin. Biz eve dönerken bir kutu da yanımızda götürdük. Dondurmacı Cemal'in dondurmaları da iyiydi.

Zeytinyağı çok severim ama tadını ayırt edecek kadar anlamam. Arkadaşımızın önerisiyle Has Ada'dan aldık bol bol. İsterseniz kargoyla evinize de gönderiyorlar. Sabunları da çok güzel. 

Cunda'da bugüne kadar hiç bir yerde görmediğim kadar çok hediyelik eşya satan dükkan, stand var. Seçenek çok ve fiyatlar uygun. 

Genel anlamda söylemeliyim ki, Cunda, Bozcaada'dan sonra biraz eksik kaldı bizim için, ister istemez kıyasladık. Tatil rotanız bu güzergah üzerindeyse 1 gece kalmanız yeterli bence.

Cunda-İstanbul dönüşümüz arabayla 5 saat sürdü. Balıkesir'de yol üzerinde Tellioğlu'nda mola verdik. Yemekler iyiydi. Çocuklar için kapalı ve açık parkları var. Hediyelik bir şeyler de alabilirsiniz.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder