17 Temmuz 2013 Çarşamba

Hadi Kıbrıs'a!

Denizi olsun, birazcık gezelim, yeni yerler görelim dedik ve rotamızı Kıbrıs'a çevirdik bu yaz..

Otel, uçak ve transferi kapsayan bir tur aldık. Haziranın ikincisi haftası çıktık yola. Ercan Havaalanı'na vardığımızda rüzgarlı, ılık bir hava karşıladı bizi. Yaklaşık bir saatlik yolculuk sonrası Gazimağusa'ya ulaştık. Burası Bafra tatil bölgesi olarak geçiyor. Bazı büyük oteller bu bölgede. Biz Nuh'un Gemisi Otel'de kaldık.



Kıbrıs'ın içinde toplu ulaşım yok gibi, araba kiralamak isterseniz direksiyonlar sağda, yani trafik soldan akıyor. Bizim bulunduğumuz bölge merkeze çok uzak olduğundan küçük bir Kıbrıs turu yapmak için tur şirketinin düzenlediği günübirlik bir tura katıldık. Hayal ettiğimiz gibi her yeri gezemedik ama en azından önemli bazı yerleri görmüş olduk.


İlk durağımız hem kuzey, hem güney kesiminin başkent Lefkoşa'ydı. Denize kıyısı olmayan bu kent sessiz, sakin, dar sokaklara sahip bir yer. Buranın tarihi eserleri, beş yüz yıllık surları, Selimiye Camii, Bedesten, Büyük Han'ı gezebilirsiniz. Bizim tur malesef arabadan inmeden panaromik tur şeklinde gösterdi bize buraları. Lefkoşa, yeşil hat denilen sınırla ikiye bölünmüş bir yer. Kuzeyde Türkler, güneyde Rumlar, ara bölgede ise Birleşmiş Milletler Barış Gücü bulunmakta. Sınırın ordaki bazı binalar delik deşik duruyor, askeri bölge olduğu için fotoğraf çekmek yasak. İkiye bölünmüş bir ülke ve iki farklı dünya..


Lefkoşa'da Barbarlık Müzesi'ne gittik. 1963 yılında bir binbaşının Rumlar tarafından katledilen ailesinin evi müze haline getirilmiş. Duvardaki kan izlerini ve özellikle küçük çocukların eşyalarını görmek çok üzücü.


Lefkoşa'dan Girne'ye geçerken Kıbrıs Barış Harekatı'nda hayatını kaybeden askerlerin anısına yapılan Boğaz Şehitliği'ne uğradık. Yine hüzün..



Bellapais köyü görülebilecek en güzel yerlerden biri. Merkeze yaklaşık 40 dk. mesafede Beşparmak dağlarının eteklerinde yer alıyor. Sıcağa aldırmazsanız dar sokaklarında dolaşmak huzur verici. Buranın en güzel yeri de Bellapais Manastırı. Mimarisi büyüleyici, ayrıca süper bir dağ manzarası var. Şu anda müze olarak kullanılmasının yanı sıra çeşitli müzik festivallerine de ev sahipliği yapıyormuş.


Son durağımız Girne'ydi. Kıbrıs'ın en hareketli yeri. Limanı çok güzel, bir sürü balıkçı ve kafe var oturabileceğiniz. Girne Kalesi var limanın sonunda. Biz sıcaktan ve yorgunluktan çıkamadık o ayrı :) Hediyelik eşya için pek seçenek yok.


Sırada Notlar:
  • Biz haziranın ikinci haftası ordaydık. O dönemde hava sıcaktı ama yoğun bir rüzgar vardı. Zaman zaman güneş bulutların arkasına saklanınca üşüdük bile.
  • Nuh'un Gemisi Otel çok büyük, odaları ferah, biri Aqua park olmak üzere 3 tane havuzu var.
  • O bölgenin denizi mis. Otelin kocaman bir plajı var, erkenden gidip şezlong kapmanıza gerek yok. :)
  • Otelin büyük olmasının dezavantajı da var. Odalardan, yemek yemeye veya plaja giderken baya bir yol yürüyorsunuz.
  • Genelde otellerin olduğu bölge şehir merkezine baya uzak. Akşam bir yerlere gitmek, etrafı gezmek oldukça zor ve masraflı.
  • Kısacası deniz tatili için güzel, gezmeli tozmalı tatil için yetersiz bir ülke Kıbrıs. Ancak ne de olsa Yavru Vatan, kan çekiyor :)
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme